09 Kasım 2009 Pazartesi

DERSİMİZ: RESİM


Duru'nun geçtiğimiz hafta öksürükle beraber biraz da burun akıntısı vardı. Malum her türden grip virüsünün ortada dolaştığı bu zamanda evde yapılabilecek aktiviteler üzerine yoğunlaştık.

Duru'nun annesi mimar, babası mimar, evde yığınla kalem var.. Rengarenk, envai çeşitte.. Ama ne yazık ki hiçbiri Durukıza uygun değil.. Ya ucu sivri, ya mürekkepli, ya gazlı, toksik vs.

Crayola'nın 1 yaş üzeri için uygun olan boya kalemleriyle bu sayede tanıştık. Toksik değil, bir bebeğin kavrayabilmesi için yeterince kalın, rengarenk... Yere serdik büyükçe bir kraft kağıdı, başladık boyamaya.

Duru kalemlerini açar, bir tane bana verir, bir tane kendi alır, iki çizik atar, çizdiğinin aynısını ben çizerim. Sonra tekrar bütün kalemlerini kutusuna tekrar dizer, sonra yine kağıdın üstüne döker, sonra bir çizik Duru, bir çizik annesi çizer.. Her yeni çizikte takdir, teşekkür, alkış gırla zaten..

Aktivitenin Amacı: Kalemle, boyayla, renkle tanışmak..

Aktivitenin Sonucu: Mutlu çocuk, mutlu anne ve +1 yaş saflığında çizilmiş harika bir sanat eseri...



Bu arada, Haluk Yavuzer'in "Resimleriyle Çocuk" kitabına değinmeden edemeyeceğim.

"...Başlangıçta kağıt, çocuk tarafından içinde graifk işaretlerin uçuştuğu bir kap gibi ele alınır. Çocuk ne mesafeyi, ne oturtacağı resmin temelini, ne de sağ ve solunu gözönünde bulundurur. (...) Kalem ya da tebeşir ile rastlantı veya taklit sonucu çocuğun ilk çizgiyi çizmeyi başarması, ona gücünün ilk ortaya çıkışı gibi gelir. Başarılmış eylem, ağlamada olduğu gibi devam etme isteği gösterir. Çocuk ilk başarısını araştırmaya ve istemli olarak onu anlamaya çalışır. Başarılmış olan bu eylemi tam bir beceriye dönüştürene kadar tekrarlar. Zaman içinde çocuk, deneye deneye kalemi isteğine uygun bir biçimde yönlendirebilecektir. Dik, yuvarlak, kırık çizgiler birbirinin üzerine gelmiş ve karışmışken zamanla şekiller farklılaşmaya başlayacaktır.

(...) Sanat, insanın çevresine olan tepkilerinin yansımasıdır. Bunu, çocuğun karalama çağında daha iyi görebiliriz. Çünkü karalama çocuğun bedensel ve coşkusal gelişiminin bir yansımasıdır. Büyümedeki bireysel farklılıklarda olduğu gibi, çocukların karalamalarında da benzer farklılıklara rastlarız. Karalama düzeyindeki farklılıklar, çocuklardaki fizyolojik ve psikolojik değişiklikleri yansıtır. Genelde çocuklar, yaklaşık iki yaşında karalamaya başlar ve bu etkinlikleri dört yaşına basıncaya kadar sürdürürler.

(...) Bu faaliyetten haz duyan çocuk, var gücüyle karalamasına devam eder. Ayrıca karalama faaliyeti, çocuğu kas gelişiminden haberdar eder. O, bu çizgilere baka baka giderek görsel kontrole sahip olur ve yarattıkça bağımsızlığını elde ettiğinin bilincine varır. Bu duygu da çocuğun gerginliğini azaltır.

(...) Yaşamın bu dönemi, bireyin kendine karşı davranışlarını geliştirmde ve dünyanın zevk ve ilgi uyandırıcı bir yer olduğu duygusunun yerleşmesinde son derece önemlidir. Çocuğun bu davranışlarını geliştirmesinde öğretmenin ve ana-babanın çok önemli bir yeri vardır. Zaman zaman bazı anne babalar karalama aşamasındaki çocuklarına yardımcı olmaya, örneğin bir elmanın nasıl çizildiğini öğretmeye çalışırlar. Ancak bu tür bir davranış gerek çocuk açısından, gerekse anne baba açısından duygusal bir kırıklığa neden olabilir. Çünkü karalama faaliyeti kendi başına çocuğa haz veren bir uğraştır. (...) Anne-babanın, çocuğu yönlendirmesi, ona çizme olanağı hazırlama ve malzemeyi kullanmaya cesaretlendirme şeklinde olmalıdır."

Kaynak: Haluk Yavuzer, "Resimleriyle Çocuk", Remzi Kitabevi, Bölüm: Çocuk Resminin Gelişim Aşamaları

3 yorum:

ELİF dedi ki...

okumuştum bende, hiç aa bak bu köpek bu bulut demeyecekmişiz, allam daha neler öğrencez bakalım.

Durupınar dedi ki...

Çok güzel bir bilgi paylaşımı teşekkürler. Resim öğretmenimizin elinde sürekli görüyorum bu kitabı. İçinde böyle bilgiler olduğunu bilmiyordum daha çok ilköğretim seviyesindeki çocuklarla alakalı olduğunu düşünmüştüm. Hemen alıp bende okuyayım. Biraz daha bilinçlenmek adına...

Gül dedi ki...

evet durupınar.. alintilari yazarken aslında daha okadar cok sey yazmak istedim ki. cocugun ilk resimle iliskisinden itibaren anlatıoyor.. sonrası hatta daha da ilginclesiyor. Haluk Yavuzer'i bir konferansta da dinlemistim, resimler cocuklar hakkında ipuclari yakalayabilecegimiz en guvenilir belgeler aslında..
iyi okumalar diliyorum.. sevgiler,